Belirsizlik dönemlerinde yalnızca satışa odaklanan şirketlerin kırılgan hale geldiğini söyleyen Sefa Karaca, finansı karar süreçlerinin merkezine alan şirketlerin rekabette öne çıkacağını belirtti.
- Finans Departmanında Sessiz Devrim Başladı
- “Veriye Ulaşmak Kolaylaştı, Doğru Soruyu Sormak Zorlaştı”
- 2026’nın İkinci Yarısında Başarıyı Finansal Dayanıklılık Belirleyecek
- Finans Artık Arka Ofis Değil, Yönetim Masasında
- Yatırımcı Artık Rakamlardan Çok Yönetim Refleksine Bakıyor
- “Belirsizlik Bitmeyecek, Hazırlıksız Olmak İse Tercih”
Finans Departmanında Sessiz Devrim Başladı
Yapay zeka teknolojilerinin iş dünyasında yaygınlaşmasıyla birlikte finans fonksiyonunun da köklü bir dönüşüm yaşadığını belirten Valor Kurucusu ve Yönetici Ortağı Sefa Karaca, veri toplama, raporlama, mutabakat ve tahmin süreçlerinin artık çok daha kısa sürede tamamlanabildiğini söyledi. Ancak Karaca’ya göre bu dönüşüm CFO’nun önemini azaltmıyor; tam tersine stratejik rolünü güçlendiriyor.
“Veriye Ulaşmak Kolaylaştı, Doğru Soruyu Sormak Zorlaştı”

Karaca, geleceğin CFO’sunun yalnızca finansal tabloları yöneten kişi olmayacağını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Yapay zeka veriyi çok hızlı analiz edebilir. Ancak hangi verinin gerçekten önemli olduğunu belirlemek, riskleri doğru yorumlamak ve bunları şirket stratejisine dönüştürmek hâlâ insan muhakemesi gerektiriyor. Teknoloji CFO’nun yerini almıyor; ona daha stratejik çalışma alanı açıyor.”
2026’nın İkinci Yarısında Başarıyı Finansal Dayanıklılık Belirleyecek
Belirsizliklerin devam ettiği ekonomik ortamda şirketlerin yalnızca satış hedeflerine odaklanmasının yeterli olmayacağını belirten Karaca, başarılı şirketlerin üç temel konuda öne çıkacağını söyledi. Bunların; güçlü nakit görünürlüğü, karlı büyüme ve finansal dayanıklılık olduğunu ifade eden Karaca, yönetimlerin tek bir bütçeye bağlı kalmak yerine farklı senaryolarla hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Finans Artık Arka Ofis Değil, Yönetim Masasında
Muhasebenin geçmişi kaydederken CFO’nun geleceği planladığını belirten Karaca, “Finans artık sadece rapor hazırlayan bir destek birimi değil; yatırım kararlarından risk yönetimine kadar yönetimin en önemli karar mekanizmalarından biri haline geldi. Bu yaklaşım sayesinde şirketler hangi yatırımı yapacağına, hangi pazarda büyüyeceğine ve hangi alanlarda frene basacağına daha sağlıklı karar verebilir.” dedi.
Yatırımcı Artık Rakamlardan Çok Yönetim Refleksine Bakıyor
Şirketlerin yatırımcı karşısına yalnızca büyüme rakamlarıyla çıkmasının yeterli olmadığını söyleyen Karaca, yatırımcıların artık yönetimin finansal disiplini nasıl yönettiğine odaklandığını belirterek, gerçekçi bütçelerin, düzenli yönetim raporlarının, tutarlı finansal veriler ve erken aksiyon alma kültürünün yatırımcı güvenini artıran en önemli unsurlar arasında yer aldığını ifade etti.
“Belirsizlik Bitmeyecek, Hazırlıksız Olmak İse Tercih”
Karaca, 2026’nın ikinci yarısında şirketlerin en büyük avantajının değişime uyum sağlayabilme kabiliyeti olacağını belirterek sözlerini şöyle tamamladı: “Belirsizlik ortadan kalkmayabilir. Ancak belirsizliğe hazırlıksız yakalanmak yönetim tercihidir. Bugünün güçlü şirketleri yalnızca daha fazla satış yapanlar değil; veriyi doğru okuyan, senaryolarla çalışan ve finansı stratejik kararlarının merkezine koyan şirketler olacak.”
