Neuralink’in eski başkanı ve kurucu ortaklarından Max Hodak tarafından kurulan Science Corporation, görme kaybı yaşayan hastalara yönelik geliştirdiği PRIMA retina implantında yeni bir aşamaya ulaştı.
- Stargardt Hastalığı Nedir?
- Hasta İlk Seansta Harf, İkinci Seansta Kelime Okuyabildi
- PRIMA Retina Çipi Nasıl Çalışıyor?
- PRIMA Çipi Yalnızca 2 Milimetre Büyüklüğünde
- Yeni Nesil PRIMA Daha Geniş Görüş Alanı Sunabilir
- PRIMA Avrupa’da Belirli Hastalar İçin Kullanılabiliyor
- Science Corporation Beyin-Bilgisayar Arayüzleri de Geliştiriyor
- Neuralink’ten Farklı Bir Beyin İmplantı Tasarlanıyor
- Beyindeki Hasarlı Bölgelerin İşlevleri Yeniden Oluşturulabilir mi?
- Science Corporation Sağlıklı Yaşam Süresini Uzatmayı Hedefliyor
Şirket, kalıtsal bir göz hastalığı olan Stargardt nedeniyle merkezi görme yetisini kaybeden ilk hastasına PRIMA çipinin yerleştirildiğini duyurdu.
Max Hodak, gelişmeyi TechCrunch Disrupt etkinliğinde yaptığı konuşmada açıkladı.
Hodak, PRIMA teknolojisinin yalnızca görme kaybını gidermeye yönelik bir çözüm olmadığını, aynı zamanda şirketin geliştirdiği daha kapsamlı beyin-bilgisayar arayüzü (BCI) teknolojilerinin bir parçası olduğunu belirtti.
Science Corporation, sinir sistemiyle doğrudan etkileşim kuran implantların gelecekte farklı tıbbi alanlarda kullanılabileceğini düşünüyor.
Stargardt Hastalığı Nedir?
Stargardt hastalığı, gözün retina tabakasını etkileyen ve zamanla merkezi görme kaybına neden olan kalıtsal bir hastalık.
Hastalık özellikle retinanın dış katmanındaki ışığı algılayan hücrelerin giderek işlevini kaybetmesine yol açıyor.
Buna karşılık görsel sinyalleri beyne ileten iç retina katmanları bazı hastalarda korunabiliyor.
Bu durum, görme sinyallerinin yapay yöntemlerle yeniden oluşturulabilmesi açısından önemli bir fırsat sunuyor.
Stargardt hastalığında merkezi görme alanında oluşan kör nokta zamanla genişleyebiliyor.
Paylaşılan bilgilere göre dünya genelinde yaklaşık 150 bin kişi Stargardt hastalığı nedeniyle görme kaybı yaşıyor.
Hastalık günümüzde kesin tedavisi bulunmayan göz rahatsızlıkları arasında değerlendiriliyor.
Hasta İlk Seansta Harf, İkinci Seansta Kelime Okuyabildi
Science Corporation’ın açıklamasına göre Stargardt hastalığına sahip ilk hastaya PRIMA implantı Mayıs 2026’da Avustralya’daki Sydney Eye Hospital’da yerleştirildi.
Uygulama, şirketin devam eden klinik araştırması kapsamında gerçekleştirildi.
İmplantın yerleştirilmesinin ardından hastanın görsel bilgileri yeniden algılamaya yönelik rehabilitasyon süreci başladı.
Şirketin aktardığına göre hasta, ilk rehabilitasyon seansında bir harfi görebildi.
İkinci seansta ise bir kelimeyi okuyabildi.
Bu sonuçlar, PRIMA teknolojisinin Stargardt hastalığında da kullanılabileceğine yönelik erken bir klinik bulgu olarak değerlendiriliyor.
Ancak tek bir hastadan elde edilen bu sonuçlar, teknolojinin Stargardt hastalarının tamamında aynı etkiyi göstereceği anlamına gelmiyor.
PRIMA Retina Çipi Nasıl Çalışıyor?
PRIMA, gözün arka bölümüne yerleştirilen küçük bir elektronik implant aracılığıyla çalışıyor.
Yaklaşık bir saat süren işlemde, ışığı algılayan hücrelerin işlevini kaybettiği retina bölgesine küçük bir çip yerleştiriliyor.
Hasta daha sonra üzerinde kamera bulunan özel bir gözlük kullanıyor.
Gözlükteki kamera çevredeki görüntüleri algılıyor ve elde edilen görsel bilgileri retina implantına iletiyor.
İmplant ise yapay fotoreseptörler gibi davranarak görsel sinyallerin retina üzerinden beyne aktarılmasını sağlamayı amaçlıyor.
Max Hodak, görmenin beyinde elektriksel sinyaller aracılığıyla işlendiğini vurguladı.
Hodak’a göre görme sinirinin beyne uygun sinyalleri göndermesi sağlanabilirse, ışığı algılayan doğal hücreler zarar görmüş olsa bile belirli düzeyde görsel algı oluşturulabilir.
PRIMA Çipi Yalnızca 2 Milimetre Büyüklüğünde
Stargardt hastasına yerleştirilen PRIMA implantı 2 × 2 milimetre boyutlarında.
Bu küçük yapı, mevcut teknolojinin sağlayabildiği görüş alanını sınırlıyor.
Hodak, implantla elde edilen görsel deneyimi dar bir tüpten bakmaya benzetti.
Mevcut sistem geniş açılı veya renkli görüş sağlamıyor.
Bunun yerine hastanın merkezi görme alanında siyah-beyaz, yüksek kontrastlı ve sınırlı büyüklükte bir görüntü alanı oluşturuyor.
Bu alan içerisinde hasta aynı anda birkaç harfi görebiliyor.
Hodak, mevcut görüntünün keskin olmasına rağmen görüş alanının oldukça dar olduğunu belirtti.
Şirketin bir sonraki hedefi, implantın kapsadığı alanı genişletmek ve görsel ayrıntı düzeyini artırmak.
Yeni Nesil PRIMA Daha Geniş Görüş Alanı Sunabilir
Science Corporation, PRIMA’nın yeni nesil sürümü üzerinde çalışıyor.
Şirket, daha büyük bir implant geliştirerek hastaların daha geniş bir görüş alanına sahip olmasını sağlamayı hedefliyor.
Ancak implant boyutunun artırılması bazı mühendislik sorunlarını beraberinde getiriyor.
Özellikle gözün kavisli yapısına uyum sağlayan daha büyük bir implant geliştirilmesi gerekiyor.
Ayrıca görüntü ayrıntısını artırmak için implant üzerindeki elektrotların küçültülmesi planlanıyor.
Hodak, yeni nesil cihazın gelecek yıl insanlarda kullanılmasının hedeflendiğini açıkladı.
Şirketin daha uzun vadeli hedefi ise önümüzdeki beş yıl içerisinde doğal görme keskinliğine oldukça yakın sonuçlara ulaşmak.
Bununla birlikte bu hedefler henüz klinik olarak doğrulanmış sonuçlar değil, şirketin geliştirme planlarını yansıtıyor.
PRIMA Avrupa’da Belirli Hastalar İçin Kullanılabiliyor
PRIMA teknolojisi yalnızca Stargardt hastalığı için geliştirilmiyor.
Science Corporation’ın retina implantı, yaşa bağlı makula dejenerasyonunun ileri bir formu olan coğrafi atrofi nedeniyle görme kaybı yaşayan hastalar için Avrupa’da kullanım onayı almış durumda.
Şirket, aynı teknolojik yaklaşımın farklı retina hastalıklarında da uygulanabileceğini düşünüyor.
Stargardt hastasında gerçekleştirilen ilk uygulama, bu yaklaşımın başka bir hastalık grubunda değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.
Ancak Avrupa’daki mevcut kullanım durumu, Stargardt hastalığı için de genel bir tedavi onayı verildiği anlamına gelmiyor.
Science Corporation Beyin-Bilgisayar Arayüzleri de Geliştiriyor
Max Hodak, 2021 yılında Neuralink’ten ayrıldıktan sonra Science Corporation’ı kurdu.
Şirketin kuruluş hedefi, gelişmiş sinir mühendisliği ve beyin-bilgisayar arayüzü teknolojileri geliştirmekti.
Science Corporation, retina implantlarını bu daha geniş teknolojik yaklaşımın bir parçası olarak görüyor.
Hodak, retinanın merkezi sinir sisteminin bir bölümü olduğunu belirterek retina protezleri, koklear implantlar ve hareket işlevlerine yönelik sinir protezlerinin farklı beyin-bilgisayar arayüzü türleri olarak değerlendirilebileceğini ifade etti.
Şirket, PRIMA gibi tıbbi uygulamalar aracılığıyla teknolojisinin klinik kullanımını kanıtlamayı ve sürdürülebilir bir iş modeli oluşturmayı hedefliyor.
Neuralink’ten Farklı Bir Beyin İmplantı Tasarlanıyor
Science Corporation’ın geliştirdiği beyin-bilgisayar arayüzü, Neuralink’in yaklaşımından bazı yönleriyle ayrılıyor.
Neuralink’in cihazı doğrudan beyin dokusuna yerleştirilirken Science Corporation’ın geliştirdiği sensörün kafatasının içine, beynin yüzeyine yerleştirilmesi planlanıyor.
Şirket, bu teknolojinin çeşitli nörolojik hastalıkların değerlendirilmesi ve izlenmesinde kullanılabileceğini düşünüyor.
Olası uygulamalar arasında beyin tümörü bulunan hastalarda nörolojik faaliyetlerin izlenmesi de yer alıyor.
Hodak, şirketin ilk klinik uygulama hedefinin henüz kamuoyuna açıklanmayan, yaygın olarak bilinen bir nörodejeneratif hastalık olduğunu söyledi.
Science Corporation ayrıca felç geçiren hastalara yönelik olası uygulamaları da araştırıyor.
Beyindeki Hasarlı Bölgelerin İşlevleri Yeniden Oluşturulabilir mi?
Max Hodak, beyin-bilgisayar arayüzlerinin uzun vadede yalnızca mevcut sinyalleri okumakla sınırlı kalmayabileceğini düşünüyor.
Hodak’a göre felç nedeniyle beynin belirli bölgelerinde doku kaybı yaşayan hastalarda, farklı beyin bölgeleri arasında yeni bağlantılar oluşturulması gelecekte yeni işlevsel alanların geliştirilmesine imkân sağlayabilir.
Bu yaklaşım, geleneksel elektrot teknolojileriyle gerçekleştirilemeyen uygulamaların önünü açabilecek bir araştırma hedefi olarak değerlendiriliyor.
Ancak söz konusu kullanım alanları henüz geliştirme ve araştırma aşamasında bulunuyor.
Hodak, şirketin uzun vadeli amacını beynin zihni nasıl oluşturduğunu anlamak ve mühendislik yöntemleriyle yeni beyin yapıları geliştirmeyi öğrenmek olarak tanımladı.
Science Corporation Sağlıklı Yaşam Süresini Uzatmayı Hedefliyor
Science Corporation, beyin-bilgisayar arayüzlerinin gelecekte daha geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşabileceğini öngörüyor.
Max Hodak, şirketin mevcut teknolojilerini sağlıklı 40 yaşındaki bireyler için geliştirmediğini belirtti.
Ancak insanların 60 veya 70 yaşlarına geldiklerinde çeşitli nedenlerle beyin-bilgisayar arayüzü teknolojilerine ihtiyaç duyabileceklerini düşündüğünü ifade etti.
Hodak’a göre amaç yalnızca insanların yaşam süresini artırmak değil, sağlıklı ve işlevsel olarak yaşayabildikleri süreyi de uzatmak.
Science Corporation’ın Stargardt hastasına gerçekleştirdiği ilk PRIMA uygulaması, bu uzun vadeli hedef doğrultusunda retina implantlarının farklı görme kaybı türlerinde kullanılma potansiyelini araştıran önemli bir klinik adım olarak öne çıkıyor.





