Scale AI tarafından yayımlanan yeni araştırma, bireysel kullanıcıların yapay zekâdan elde ettiği faydaların kurumsal dünyada aynı ölçüde karşılık bulmadığını ortaya koyuyor.
Scale AI, kuruluşların yapay zekâyı gerçek hayatta nasıl kullandığını inceleyen yeni bir araştırma yayımladı. Reuters Insights iş birliğiyle hazırlanan “Six Percent Report”, dünya genelinde yaklaşık 500 üst düzey yapay zekâ karar vericisinin görüşlerine dayanıyor.
Araştırma, bireysel kullanıcıların yapay zekâdan sağladığı kazanımların giderek daha görünür hale gelmesine karşın, büyük kuruluşların aynı başarıyı yakalamakta zorlandığını gösteriyor. Özellikle hastaneler, finans kuruluşları ve telekomünikasyon şirketleri, yapay zekâya önemli kaynaklar ayırmasına rağmen yatırımların kayda değer bir bölümünden henüz anlamlı bir geri dönüş elde edemiyor.
Sorun yalnızca yapay zekâ yatırımlarının karşılıksız kalması değil
Scale AI’ın araştırmasına göre kurumsal yapay zekâ kullanımındaki temel sorun yalnızca yatırımların beklenen finansal sonucu üretmemesiyle sınırlı değil.
Yapay zekânın yanlış veya etkisiz şekilde uygulanması, insanların doğrudan yararlandığı hizmetlerin kalitesini ve ortaya çıkan sonuçları da etkileyebiliyor. Bu durum, yapay zekâ yatırımlarının yalnızca teknoloji ve bütçe açısından değil, hizmetlerin gerçek dünyadaki etkileri açısından da değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.
Araştırma böylece yapay zekânın bireysel kullanıcılar açısından sunduğu faydalar ile büyük kuruluşlardaki uygulamalar arasında giderek belirginleşen bir fark bulunduğunu ortaya koyuyor.
Yapay Zekâyı Ölçeklendirebilenlerin Oranı Yüzde 6
Raporun en dikkat çekici sonucu, şirketlerin yalnızca yüzde 6’sının kurumsal yapay zekâyı gerçekten çalışır hale getirerek geniş ölçekte uygulayabildiğini ortaya koyması.
Scale AI, bu sonucu geçen yıl MIT tarafından gerçekleştirilen ve işletmelerdeki yapay zekâ pilot projelerinin yalnızca yüzde 5’inin ölçülebilir sonuçlar üretmeyi başardığını ortaya koyan araştırmayla da karşılaştırıyor.
İki araştırmanın aynı kriterleri ölçmediği özellikle belirtilse de ortaya çıkan tablo dikkat çekici: Yapay zekâ modelleri hızla gelişirken, şirketlerin bu teknolojiden kurumsal ölçekte değer üretme konusunda ilerlemesi aynı hızda gerçekleşmiyor.
Başarılı Şirketlerin Ortak Noktaları
Scale AI, yapay zekâdan gerçek anlamda fayda sağlayan yüzde 6’lık kesimi diğer şirketlerden ayıran bazı ortak özellikler tespit etti.
Bu şirketlerin ilk önemli özelliği, yapay zekâ projelerini yalnızca teknoloji gösterisi olarak görmemeleri. Başarılı kuruluşlar, ilk altı ay içerisinde ölçülebilir iş sonuçları üretmeye odaklanıyor.
İkinci önemli faktör ise veri altyapısı. Yapay zekâ yatırımlarından başarılı sonuç alan şirketler, sahip oldukları veri altyapısına daha fazla güven duyuyor.
Araştırma ayrıca şirketlerin yalnızca hazır yapay zekâ araçlarına güvenmek yerine alanında uzman teknoloji sağlayıcılarla çalışmasının başarıyla ilişkili olduğunu gösteriyor.
Bir diğer dikkat çekici nokta ise müşteri deneyimi. Başarılı şirketlerde yapay zekâ yatırımlarının müşteri memnuniyeti skorlarında artışla birlikte ilerlediği görülüyor.
Amaç Yüzde 6’lık Kesimi Büyütmek
Scale AI, raporun yalnızca kurumsal yapay zekânın neden başarısız olduğunu ortaya koymayı amaçlamadığını belirtiyor. Şirket, araştırmadan elde edilen bulgular üzerinden diğer kuruluşların da bu küçük başarılı gruba katılabilmesi için uygulanabilir adımlar sunuyor.
Şirket, önümüzdeki dönemde kurumsal yapay zekânın daha etkili şekilde uygulanmasına yönelik yeni araştırmalar ve rehberler paylaşacağını açıkladı.
Raporun ortaya koyduğu temel mesaj ise oldukça net: Yapay zekâya büyük bütçeler ayırmak tek başına başarı getirmiyor. Asıl farkı yaratan, teknolojiyi ölçülebilir iş sonuçlarına dönüştürebilecek veri altyapısı, uzman iş ortakları ve net hedeflerle kullanmak.





