Yapay zekâ modellerinin eğitilmesi ve gerçek zamanlı olarak çalıştırılması için gereken işlem gücü arttıkça, veri merkezleri arasındaki bağlantılar da kritik hale geliyor. Özellikle enerji ve kapasite sınırları nedeniyle bilgi işlem kaynaklarını farklı tesislere dağıtan büyük teknoloji şirketleri, daha güçlü ve düşük gecikmeli ağ altyapılarına ihtiyaç duyuyor.
Ciena’nın Censuswide ile 12 ülkede 1.200’den fazla telekomünikasyon, toptan hizmet ve bölgesel servis sağlayıcı uzmanıyla gerçekleştirdiği araştırma, bu dönüşümün boyutunu ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 90’ı yapay zekâ destekli ağ hizmetlerinin önümüzdeki 3 ila 5 yıl içinde gelir artışına katkı sağlayacağını düşünüyor.
Yapay zekâ veri merkezleri ağ ihtiyacını büyütüyor
Ciena Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Ürün ve Teknolojiden Sorumlu Başkanı Brodie Gage, yapay zekâ çıkarımının model eğitiminden farklı ağ gereksinimleri oluşturduğunu belirtiyor.
Model eğitimi daha kontrollü ve nispeten sabit ortamlarda gerçekleştirilebilirken, AI inference (çıkarım) uygulamalarında verinin yapay zekâ altyapısı ile uygulamalar arasında hızlı ve istikrarlı biçimde taşınması daha büyük önem taşıyor.
Yapay zekânın gerçek zamanlı kurumsal uygulamalara, akıllı cihazlara ve yapay zekâ destekli giyilebilir teknolojilere daha fazla entegre olmasıyla birlikte ağ altyapısının önemi de artıyor.
Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 88’i, kurumsal yapay zekâ hizmetlerini desteklemek için optik ağlarını acilen yükseltmeleri gerektiğini belirtiyor.
Veri merkezleri arasındaki bağlantı kritik hale geliyor
Yapay zekâ altyapısının farklı veri merkezlerine yayılması, Data Center Interconnect (DCI) çözümlerini stratejik bir noktaya taşıyor.
Araştırmaya katılanların yüzde 96’sı, yönetilen optik fiber ağ hizmetlerinin önümüzdeki üç yıl içinde dağıtık yapay zekâ kümelerini birbirine bağlayarak gelir yaratacağını düşünüyor. Katılımcıların yüzde 51’i ise yönetilen optik fiber ağlarını DCI için öncelikli model olarak görüyor.
Araştırmanın öne çıkan sonuçları şöyle:
- Yüzde 90, yüksek kapasiteli yapay zekâ ağ hizmetlerinin gelirleri artıracağını düşünüyor.
- Yüzde 56, yapay zekâ odaklı ağ hizmetlerini yeni gelirlerin başlıca kaynağı olarak görüyor.
- Yüzde 49, AI inference veri merkezlerinin yeni DCI fırsatları yaratacağını düşünüyor.
- Yüzde 94, GPU-as-a-Service için bulut ve neocloud ortaklıklarının kritik olduğunu belirtiyor.
- Yüzde 95, hyperscaler şirketlerinin artan bağlantı ihtiyacının toptan hizmet gelirlerine önemli katkı sağlayacağını öngörüyor.
- Yüzde 60, fiziksel yapay zekâ ekosistemlerinin beş yıl içinde kurumsal AI gelirlerinin yüzde 15’inden fazlasını oluşturabileceğini düşünüyor.
- Yüzde 51, önümüzdeki 12 ay içinde ticari kuantum güvenli şifreleme hizmetleri sunmaya başlayacağını veya bunu hâlihazırda planladığını belirtiyor.
Bu dönüşüm yalnızca teoride kalmıyor. Vodafone Idea, Ciena’nın WaveLogic 6 Extreme teknolojisini kullanarak iki veri merkezi arasındaki DCI ağı üzerinde tek bir optik kanalda 1,6 Tb/sn hat hızına ulaştı.
Optik ağ yatırımları hızlanıyor
Yapay zekâ iş yüklerinin dağıtık hale gelmesi, servis sağlayıcıları için altyapı yatırımlarını da zorunlu kılıyor. Araştırmaya katılanların yaklaşık yarısı optik ağ yükseltmelerini kritik olarak değerlendirirken, yüzde 39’u bu yatırımların 12 ila 18 ay içinde yapılması gerektiğini söylüyor.
Katılımcıların yalnızca yüzde 11’i mevcut rutin yükseltmelerin dağıtık yapay zekâ iş yüklerini karşılamaya yeteceğine inanıyor.
Ciena’ya göre gelişmiş yapay zekâ modellerinin dağıtık ve senkronize biçimde eğitilmesi, saniyede onlarca petabitlik veri aktarımı gerektirebiliyor. Bu da aynı anda yüzlerce fiber çiftinin kullanılmasını gerektirebilecek bir altyapı ihtiyacına işaret ediyor.
Gage, hyperscaler şirketlerinin enerji ve kapasite kısıtlamaları nedeniyle işlem gücünü birden fazla tesise yaydığını, ancak bu tesislerin tek ve bütünleşik bir sistem gibi çalışması gerektiğini belirtiyor.
Sadece hız değil, ağın istikrarı da değer kazanıyor
Yapay zekâ altyapısında yalnızca bant genişliği değil, bağlantının tutarlılığı, düşük gecikme ve düşük jitter gibi özellikler de önemli bir gelir alanına dönüşüyor.
Araştırmaya katılanların yüzde 35’i, yapay zekâ iş yüklerinden para kazanmak açısından ağ performansının istikrarını en önemli fırsat olarak görüyor.
Çoklu bulut bağlantılarının yönetimi ise katılımcıların yüzde 56’sı tarafından önemli bir gelir kaynağı olarak gösteriliyor. Bunu yüzde 50 ile kullanıma dayalı bant genişliği ve yüzde 38 ile sabit kapasite hizmetleri takip ediyor.
Bu tablo, servis sağlayıcıların yalnızca ham bağlantı kapasitesi sunmak yerine dağıtık yapay zekâ altyapılarının yönetimini de önemli bir ticari fırsat olarak gördüğünü gösteriyor.
Edge computing, GPU-as-a-Service ve yerelleştirilmiş AI inference çözümlerinin de önümüzdeki yıllarda kurumsal gelirlerde daha büyük pay alması bekleniyor.
Ciena yapay zekâ altyapısındaki konumunu güçlendiriyor
Ciena, artan talebe paralel olarak farklı şirketlerle iş birliklerini de genişletiyor. Vodafone Idea, e& UAE ve Lumen Technologies bu alandaki önemli ortaklıklar arasında yer alıyor.
e& UAE, Ciena’nın optik ve ağ kontrol çözümlerini kullanarak yüksek kapasiteli bir DWDM ağı kurarken, Lumen Technologies ise Ciena’nın Blue Planet AI Studio platformu ve otonom yapay zekâ ajanlarından yararlanarak ağ operasyonlarını otomatikleştiriyor.
Ciena’nın araştırması, yapay zekâ yarışının yalnızca daha güçlü GPU’lar ve modeller etrafında şekillenmediğini gösteriyor. Yapay zekâ iş yükleri dağıldıkça, bu sistemleri birbirine bağlayan optik ağlar ve veri merkezi bağlantıları da teknolojik rekabetin kritik parçalarından biri haline geliyor.





